19/8/2008
MERMER
mermer bir anıt tam göğsüm üstünde
ve sessiz sakin yükselir resme mavisiz
tutuşmuş zarları sallayıp suya attığım
gün, hatası boyu geçmiş bir teşbih gibi
yıkıldım; yılkı atlarıysa o an, tesadüftü
kırık bir eşya neyse ki bu yaşadığım
gömülü gözler restleşirken rüzgârda
ama, neyi nesi, tek bir cismi de yeter
ısırdığım taşı dişlerimin arasından
bir ıslık gibi kafesten göğe uçurmaya.
kızgın çöl kumları belleği tekmeler
ak bir yudum için açılan eller aşağıda
yukarıyı değil öteyi düşlemektedir
pasaportsuz değil, vizesiz olmaktır
çünkü sorun; değersiz bir metal gibi
çivileme çalar baterist bu akşam
buz üstünde kan izleri, aynı, çıra gibi
kalemin bademciği vicdanı çelmeler
ve kemerin yosun tutmuş son deliğinde
aşk, sırttaki izleri değil acıyı anlatır.
poyrazda kemik çıtırtısı duyduğum
gün, ipte düz taban bir cambaz gibi
yıkıldım; ezberimse o an, dolunaydı
uçan bir balon neyse ki bu yaşadığım
damlacık gözler birikirken tenekede
amma, kimi kimsesi, tek bir esi de yeter
göğsümle mermeri ısırıp, tırnaklayıp
aç bir aslan gibi kafesten göğe uçurmaya
anıt önünde bir çelenk gökkuşağından
ve içli içli ağlar bölünmüşlüğe, mavisiz.








