MERMER


 

mermer bir anıt tam göğsüm üstünde

ve sessiz sakin yükselir resme mavisiz

 

tutuşmuş zarları sallayıp suya attığım

gün, hatası boyu geçmiş bir teşbih gibi

yıkıldım; yılkı atlarıysa o an, tesadüftü

 

kırık bir eşya neyse ki bu yaşadığım 

gömülü gözler restleşirken rüzgârda

 

ama, neyi nesi, tek bir cismi de yeter

ısırdığım taşı dişlerimin arasından

bir ıslık gibi kafesten göğe uçurmaya.

 

kızgın çöl kumları belleği tekmeler

ak bir yudum için açılan eller aşağıda

yukarıyı değil öteyi düşlemektedir 

 

pasaportsuz değil, vizesiz olmaktır

çünkü sorun; değersiz bir metal gibi

çivileme çalar baterist bu akşam

buz üstünde kan izleri, aynı, çıra gibi

 

kalemin bademciği vicdanı çelmeler

ve kemerin yosun tutmuş son deliğinde

aşk, sırttaki izleri değil acıyı anlatır.

 

poyrazda kemik çıtırtısı duyduğum

gün, ipte düz taban bir cambaz gibi

yıkıldım; ezberimse o an, dolunaydı   

 

uçan bir balon neyse ki bu yaşadığım

damlacık gözler birikirken tenekede 

 

amma, kimi kimsesi, tek bir esi de yeter

göğsümle mermeri ısırıp, tırnaklayıp

aç bir aslan gibi kafesten göğe uçurmaya

 

anıt önünde bir çelenk gökkuşağından

ve içli içli ağlar bölünmüşlüğe, mavisiz.

SAYIKLAMA

ağlasam dokunabilir misin gözyaşlarıma

beni hiç sevmediğin kadar sevebilir misin hala yaşıyor olmama rağmen

en güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız desem tercüman olur muyum hislerime

sen tavlada yenilir misin sevdiğin için

okey bir oyun değildir insan severse

bir yer var orda

aramızda

seziyorum,


    sayıklıyorum

ama anlatamıyorum...

ANAHTARLIK


1. kansız güller tasında hijyenik

tarakta dikenler toz örtüsü              

 

2. elips ağzı: deniz anasının gözü

tadından da ölür elin çeşnisi               

 

3. altın yolda pırlanta viyadükler

aydır nefsi tutan, gökte güneş!           

 

4. sefertası atlasta çıtırtı görülmez 

yanak: çalı çırpıdır mitralyözde        

 

5. fısıltıdır bastığın yerde bu ıslak

en olmayacak şeydir şimdi, aşk!        

 

6. eşsiz zamanın bol kepçe dudağı    

esner, çenesi pul olur dökülür              

 

7. mutluluk: illüzyonla de babam! 

rüya: röntgen çadırına raptiye              

 

8. beyazlığımdandır dansöz oluşum

işçiliğimse, zenci kompleksimden         

 

9. kedi ordusu: devrimcileri yastığın

somya telinde karınca: kararınca          

 

10. eros gezegeni östroloji ırmağında 

yengeç: kıstırmış aslan kuyruğunu.     

ZAMAN



İnsan zamanın geçtiğini nasıl anlar?
Kaybettiklerimizi hatırlayarak mı yoksa biriktirdiklerimizin anlattıklarıyla mı tarif edebiliriz geçen zamanı?
Yıllar geçtikçe olgunlaşan yüreğimiz, olan biten karşısındaki giderek yerleşmiş metanetimiz, öyle çok da sık şaşırmayan vakur duruşumuz...
Zaman sen nelere kadirsin?
....
Geçen zaman büyüyen çocukların yüzlerinde saklı....

İÇİMDEKİ TANRI

Gözdü mercan adası

boşluktu sallanan hacimde

mavi bir yokluk hissi

olmayışı hafif bir sarhoşluk

lunaparktı sallanan içimde

 

uzaktan bakmamak lazım satırlara

konan kuşa ekmek atmak

ıslıkla yürümek sokakları

sarılmak sevmek zamanı haziran

 

hatırlamak hep

büyümek anımsayarak

içindeki kırlangıçları beslemek

yaz gelsede sonbaharı özlemek

 

bugünün aynası dün

dünün aynası yarın

unutması yok

hatırası anın

şiir hafızayı kontrol etmektir

varlığı yokluğa

yokluğu varlığa dönüştürebilmektir

 

içimdeki duyguların tanrısı

kafasına göre kovalar

geçip giden herşeyi...


 

ÖLMEK

altın bir anahtar gibi ölmek şehirde 

asıl sözler nehre sürerken atlarını

şeffaf kadının saçlarında ölmek

yapayalnız ve ürkek! şiirler:    

yıkıldığında hileli bir iflas gibi

 

korelasyon bağlantıları vardır

anlamadığın, gönlün matematiğinde 

kadın yanık bir kurdele gibi körebede

körler ve sağırlar vardır görmediğin

 

ölmek öpmeden ıslağını mavinin

itler ürürken yaylım ateş altında

kolalı bir mendil gibi, yaka silken

kadının koynunda ölmek, boyda

vururken tokmak çürümüş deriye

 

ah ölmek! mihver gibi kan üstünde

cilalanmış gökkuşaklarının ağzı dili

ve gözü hatırına, kadının kaşında

kirpiklerinde ölmek, bir erkek gibi   

diş ve tırnaklarında ölmek kadının

sallanırken kırmızı bir atkı ucunda

beyaz bir gazın kollarında titrerken

 

fıskiye olup bir damar gibi ölmek

dayayıp şakağına demiri, tak! diye

kekeme bir papatya gibi kutuda  

rehine de olsa bilekleri sesin, ölmek

kadının soğuk namlusu ucunda gece

 

sirenlerle gelir sinire karanlıklar

bilmediğin, dışarı çıkma yasaklarında     

kadın yanan bir yıldız gibi gökyüzünde 

isler ve buğular vardır camda keskin

 

ihtiyar bir anahtar gibi ölmek kilitte

asli yağmurlar göle yağarken acıyı 

el kadının ayak diplerinde ölmek

cin çarpmış ve korkak! şiirler:

toprak olduğunda yeşil bir et gibi...  

BOZGUN

 

Bu ses

bu boyutta

bu bozguna

az gelir

tuz eksilir

ter kokmaz

tek kalırsın

bu bocalamayla...

 

KASIMPATI

 

Patladı uğultu

ağrım sızıdı şakaklarımın arasından

kasımdı

yaram kanadı.

 

ne yalan söyleyeyim

keyif aldım ağrıdan

varlığın zonkluyordu.

 

kasımpatıydı mevsim

yoksunluktu zaman

 

seni bir hazine gibi

derinime sakladım...

PEŞTAMAL

 

bir alerji gibi aynı, tarafsız

derdi kristal, ki taş dermanı

uzun, çok uzun bir dert bu

ve arasından sızan bir toz

gibi hapşırıyorum havayı

sağanak: birinci çinkodur

 

çok seyrek de olsa, öleceksin

girip bir dünyanın toprağına

krallarına darılıp saldırgan

öldüreceksin, bir kez de olsa

piller senin için artı ve eksi

unutma! şu yağ bal senin için

 

gökkuşağı: ikinci çinkodur

bir kaşıntı gibi aynı, ilaçsız

ve tırnak kirinde beslenmiş 

ortası kalın, ki ince arkası 

uzun, çok uzun bir gece bu

ve ağlıyorum gibi omzunda

 

şu zeytin senin için, hatırla!

kalacaksın çok zor olsa da

evet, tam orada kalacaksın

tövbekar bir tümör gibi ölü

çünkü, şu kurbağa senin için

artı ve eksi, ki azottur gerisi

 

mavi halka içinde bir siyah

gibi besliyorum gözyaşımı

güneş: tombala mıdır ki?

ömrü sarı, ki kızıl cenazesi 

bir pişik gibi aynı, apansız

uzun, çok uzun bir ışık bu...

KORKUYORUM

Korkuyorum

Gözlerine    kanmadan

Korkuyorum

Sana    kanmadan

 

Ellerim   ellerinle 

Buluşmadan

Korkuyorum

Korktuğum,    başıma     gelecek

Ahmet Yılmaz TUNCER

Domain Google Page Rank Checker